|
BİR
SUYUN CİNAYETİ
Islanmış,
kızgın ama mağrur bu yüzün,
ısmarlama bir suçu,
sebepsiz, umarsız,
aldırmadan gerçeğe;
bir asar,
bir vurur,
bir yakar acımadan.
Tuhaf bir
koku bu,
bir cinayet kokusu.
Yanmış bir sevdanın,
mutsuz çocuk uykusu.
Elleri düğümlü bir yolcunun,
kahreden hasretiyle,
Huysuz, asi bir atın gümüş semer korkusu.
Ve sen sevdalı
kadın!
Ellerinde tutarsın bir damla tuzlu suyu.
Vurulmuş, yokuş bir yolun başından,
bütün gerçeklere meydan okurcasına,
yırtılmış bir duayı aminle dokurcasına,
ellerin acımadan yüreğine salarsın.
Çok sonraları
duyduğun bir şarkıyla,
yüreğinden gözlerine yürür bu bir damla su...
Tuhaf bir
koku bu!
Bir cinayet kokusu.
Sevdalı bir kadının ellerinde tuttuğu,
ıslak mendil kuytusu...
Uzun bir
yoldu sevda, tükendik tüketmeden.
Uzun yollardan
sonra,
Bir nefeslik,
Bir mola
Ve gözlerinden akan bir damla suyun, cinayeti bu hava...
|
 |
 |